Ara
  • Lamia Tontu Sarıpınarlı

HAFIZA TEKNİKLERİNİ KULLANARAK ÖĞRENMEYİ KOLAYLAŞTIRMAK MÜMKÜN MÜ?

Hafıza Eğitimleri, beynin bilgiyi nasıl kaydettiğine, nasıl hatırladığına yönelik, zekayı geliştiren, düşünme ve öğrenme hızını arttıran eğlenceli çalışmalardır. Olağanüstü özelliklerle donatılarak yaratılmış olan beynimizin ne yazık ki bir kullanım kılavuzu bulunmamaktadır. Son yıllarda yapılan araştırmalar bu olağanüstü makinanın nasıl çalıştığı ile ilgili bazı ipuçları vermektedir. Hafıza çalışmaları bireyin kendi öğrenme stratejilerini geliştirmesini sağlar. Her birey farklı fiziksel ve bireysel özelliklere sahip olduğu gibi öğrenme biçimleri bakımından da farklılaşmaktadır. Bu çalışmalar kişinin kendini tanımasında da önemli bir etkendir.

Hafıza egzersizleri, yaratıcı düşünme, öğrenilen bilgiyi kalıcı olarak kaydetme ve gerektiği zaman hatırlama, konsantrasyonu arttırma, beynin sağ yarım küresini etkin kullanma gibi beceriler kazandırır.

Horne ve Wootton (2011), sahip olduğumuz zekanın sadece taşıdığımız genlere bağlı olmadığını şu sözlerle anlatıyor “.…beynimizde düşünceleri taşıyan kimyasal reaksiyonların beynimizin genel kimyasal koşullarının değiştirilmesiyle hızlandırılabileceğini ve daha ileriye taşınabileceğini biliyorduk; ayrıca yediklerimizi yaptıklarımızı ve hissettiklerimizi seçerek bu kimyasal koşulları kontrol etmeyi öğrenebileceğimizi de biliyorduk. Etkin zekanın yalnızca genlerimizle değil, tercihlerimizle de belirlendiğini anlamıştık,….artık biliş bilim, zihinsel egzersizlerin bellek ve zekayı destekleyen kimyasal yapıları değiştirebileceği kanıtlamıştır.” Düşüncelerimiz, hayallerimiz öğrenmelerimiz sahip olduğumuz zekayı etkileyebildiğine göre bu yönde çalışmalar yapmak bireyleri zihinsel ve bireysel olarak bulundukları noktanın ötesine taşıyacaktır.

Florida Eyalet Üniversitesi’nde psikoloji profesörü olan Ericsson aynı zamanda “Olağanüstü Ezberleyici Doğulmaz, Olunur” adlı makalenin yazarıdır. Ericsson, okuduğumuz herhangi bir metni ya da duyduğumuz herhangi bir bilgiyi, okuduğumuz ya da duyduğumuz anda hafızamıza alamamamızın sebebini, Miller tarafından da ortaya atılan çalışma belleğinin sınırlı kapasitesi ile açıklıyor. Çalışma belleğinin kapasitesinin 7 (+2, -2) birim olması hızlı öğrenme konusunda engeller teşkil etse de, bilgiyi uzun süreli hafızaya alma teknikleri, hızlı ve kalıcı öğrenmeyi destekleyerek daha çok bilgiye hızla ulaşmayı sağlamaktadır.

Bunların yanı sıra beynimizdeki nöron bağlantılarının yoğunluğu yalnızca yeni şeyler öğrenmemizle değil, beynimizin farklı kısımlarını bir arada kullanmamızı gerektiren iş ve alıştırmalarla da artar. Haier (1995) ve Miller (1994) tarafından yapılan çalışmalar, beynimizin farklı alanları arasındaki bağlar ne kadar güçlenirse bizim de o kadar zeki olacağımızı düşündürmektedir (Horne ve Wootton, 2011).  

Hafıza çalışmaları, beynin sağ ve sol yarımkürelerini beraber ve dengeli kullanmayı sağlayan, sadece akademik başarıyı değil, sosyal başarıyı da destekleyen, bireyin analitik ve yaratıcı düşünebilme kabiliyetini bütünleyen tekniklerdir. Birçok araştırmanın gösterdiği gibi akademik ve sosyal başarının elde edilebilmesi için her iki yarımkürenin birlikte ve dengeli kullanılması gerekmektedir. Teknikler sadece öğrenmeyi kolaylaştırmakla kalmaz, yeni bilgiler için hazır olmayı dolayısıyla sahip olunan öğrenme kapasitesini arttırmayı da hedefler.

Kaynakça

Horne T.,Wootton S., (2011). Beyninizi Eğitin ( İ.Şener Çev) Optimist Yayın ve Dağıtım

0 görüntüleme

Beyin Temelli Eğitimler

  • Gri YouTube Simgesi
  • Twitter Clean Grey
  • Gri LinkedIn Simge
  • Facebook Clean Grey
  • Gri Instagram Simge